aramak

فَتَّشَتِ الشُّرْطَةُ السَّيَّارَةَ بَحْثاً عَنِ الْمُخَدِّرَاتِ.

Polis arabayı uyuşturucu için aradı.

أَخَذْتُ أَبْحَثُ عَنْ مَفَاتِيحِي فِي كُلِّ مَكَانٍ وَلَكِنْ لَمْ أَجِدْهَا.

Anahtarlarımı her yerde aramaya başladım ama bulamadım.

Ayrıca: تَلْفَنَ، بَحَثَ عَنْ، اِشْتَاقَ إِلَى

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler