عَرَض — أَعْرَاض
بَدَأَتْ أَعْرَاضُ الْمَرَضِ تَظْهَرُ تَدْرِيجِيّاً.
Hastalığın arazları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.
بَدَأَتْ أَعْرَاضُ الْمَرَضِ تَظْهَرُ تَدْرِيجِيّاً.
Hastalığın arazları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.
قَدْ تَكُونُ هَذِهِ الْحَالَةُ عَلَامَةً عَلَى مُشْكِلَةٍ أَكْبَرَ.
Bu durum, daha büyük bir sorunun arazı olabilir.
التَّعَبُ هُوَ أَحَدُ مَظَاهِرِ الْإِجْهَادِ.
Yorgunluk, stresin arazlarından biridir.