ardınca

عَقِبَ خِطَابِهِ، انْدَلَعَ تَصْفِيقٌ كَبِيرٌ فِي الْقَاعَةِ وَهَنَّأَهُ الْجَمِيعُ.

Konuşmasının ardınca, salonda büyük bir alkış koptu ve herkes onu tebrik etti.

بَعْدَ ذَلِكَ تَنَاوَلْنَا الْعَشَاءَ، جَلَسْنَا جَمِيعًا فِي الْحَدِيقَةِ وَشَرِبْنَا الشَّايَ وَتَحَدَّثْنَا.

Yemeğin ardınca, hep birlikte bahçede oturup çay içtik ve sohbet ettik.

فِي أَعْقَابِ الْعَاصِفَةِ، بَدَأَتْ عَمَلِيَّةُ تَنْظِيفٍ كَبِيرَةٌ فِي الْمَدِينَةِ وَتَمَّ تَحْدِيدُ الْأَضْرَارِ.

Fırtınanın ardınca, şehirde büyük bir temizlik çalışması başlatıldı ve hasar tespit edildi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler