ardak

هَذِهِ الشَّجَرَةُ مُتَعَفِّنَةٌ مِنَ الدَّاخِلِ وَتُشَكِّلُ خَطَرَ السُّقُوطِ.

Bu ağaç ardak olduğu için devrilme tehlikesi taşıyor.

الأَلْوَاحُ البَالِيَةُ لَيْسَتْ مُنَاسِبَةً لِصُنْعِ الأَثَاثِ.

Ardak tahtalar, mobilya yapımı için uygun değildir.

هَذَا المَبْنَى القَدِيمُ يَنْتَظِرُ التَّرْمِيمَ بِهَيْكَلِهِ العَتِيقِ.

Bu eski bina, ardak yapısıyla restore edilmeyi bekliyor.

İlişkili Kelimeler