armut

الكُمَّثْرَى الَّتِي اشْتَرَيْتُهَا مِنَ السُّوقِ كَانَتْ حُلْوَةً وَعَصِيرَةً جِدّاً، أَحْبَبْتُهَا.

Pazardan aldığım armutlar çok tatlı ve sulu çıktı, bayıldım.

إِنَّهُ سَاذَجٌ جِدّاً، الجَمِيعُ يُعَامِلُهُ كَشَخْصٍ أَبْلَهَ.

O kadar saf ki, herkes ona armut gibi davranıyor.

İlişkili Kelimeler