سَأُقَدِّمُ التَّقْرِيرَ إِلَى الْمُدِيرِ.
Raporu müdüre arz edeceğim.
سَأُقَدِّمُ التَّقْرِيرَ إِلَى الْمُدِيرِ.
Raporu müdüre arz edeceğim.
سَنَقُومُ بِعَرْضِ مُنْتَجِنَا الْجَدِيدِ فِي السُّوقِ.
Yeni ürünümüzü piyasaya arz edeceğiz.
الْأَرْضُ هِيَ الْكَوْكَبُ الَّذِي نَعِيشُ عَلَيْهِ.
Arz, üzerinde yaşadığımız gezegendir.