لِهَذِهِ الْعَائِلَةِ مَاضٍ أَصِيلٌ، جُذُورُهَا تَعُودُ إِلَى زَمَنٍ بَعِيدٍ.
Bu ailenin asıllı bir geçmişi var, kökleri çok eskilere dayanıyor.
لِهَذِهِ الْعَائِلَةِ مَاضٍ أَصِيلٌ، جُذُورُهَا تَعُودُ إِلَى زَمَنٍ بَعِيدٍ.
Bu ailenin asıllı bir geçmişi var, kökleri çok eskilere dayanıyor.
يَحْظَى بِاحْتِرَامٍ كَبِيرٍ لِأَنَّهُ يَنْحَدِرُ مِنْ عَائِلَةٍ ذَاتِ أَصْلٍ.
Asıllı bir aileden geldiği için çok saygı görüyor.