بَعْضُ الرِّجَالِ لَا يَتَرَدَّدُونَ فِي التَّوَدُّدِ إِلَى النِّسَاءِ.
Bazı erkekler, kadınlara asılmaktan çekinmiyorlar.
بَعْضُ الرِّجَالِ لَا يَتَرَدَّدُونَ فِي التَّوَدُّدِ إِلَى النِّسَاءِ.
Bazı erkekler, kadınlara asılmaktan çekinmiyorlar.
عُوقِبَ السَّجِينُ بِالشَّنْقِ بِسَبَبِ الْجَرَائِمِ الَّتِي ارْتَكَبَهَا.
Mahkum, işlediği suçlardan dolayı asılmak suretiyle cezalandırıldı.
حَاوَلَ الطِّفْلُ جَاهِدًا أَنْ يَتَعَلَّقَ بِغُصْنِ الشَّجَرَةِ.
Çocuk, ağacın dalına asılmak için çok uğraştı.