asılsız

الْأَخْبَارُ الَّتِي لَا أَسَاسَ لَهَا الَّتِي ظَهَرَتْ فِي الصَّحِيفَةِ أَزْعَجَتِ الْجُمْهُورَ.

Gazetede çıkan asılsız haberler halkı tedirgin etti.

لَيْسَ مِنَ الصَّوَابِ اتِّهَامُ النَّاسِ بِادِّعَاءَاتٍ كَاذِبَةٍ.

Asılsız iddialarla insanları suçlamak doğru değildir.

تَأْخُذُ الشُّرْطَةُ الْبَلَاغَاتِ الزَّائِفَةَ عَلَى مَحْمَلِ الْجِدِّ.

Polis, asılsız ihbarları ciddiye alıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler