كَانَ الرَّجُلُ قَوِيّاً كَالْأَسَدِ وَتَغَلَّبَ عَلَى جَمِيعِ الصُّعُوبَاتِ.
Adam aslan gibi güçlüydü ve bütün zorlukların üstesinden geldi.
كَانَ الرَّجُلُ قَوِيّاً كَالْأَسَدِ وَتَغَلَّبَ عَلَى جَمِيعِ الصُّعُوبَاتِ.
Adam aslan gibi güçlüydü ve bütün zorlukların üstesinden geldi.
بَعْدَ الْجِرَاحَةِ، أَصْبَحَ بِصِحَّةٍ جَيِّدَةٍ وَتَعَافَى عَلَى الْفَوْرِ.
Ameliyattan sonra aslan gibi oldu ve hemen iyileşti.
ابْنِي قَوِيُّ الْبِنْيَةِ، يُمَارِسُ الرِّيَاضَةَ وَهُوَ بِصِحَّةٍ جَيِّدَةٍ لِلْغَايَةِ.
Oğlum aslan gibi, sporla uğraşıyor ve çok sağlıklı.
كَأَنَّهُ أَسَد