aslen

هُوَ أَصْلًا مِنْ إِسْطَنْبُولَ وَلَكِنَّهُ يَعِيشُ الْآنَ فِي أَنْقَرَةَ.

O, aslen İstanbullu ama şimdi Ankara'da yaşıyor.

هَذَا الْمَبْنَى تَمَّ بِنَاؤُهُ بِالْأَصْلِ كَمَدْرَسَةٍ.

Bu bina, aslen bir okul olarak inşa edilmişti.

هَذِهِ الْمُشْكِلَةُ فِي الْأَسَاسِ نَاتِجَةٌ عَنْ نَقْصِ التَّوَاصُلِ.

Bu sorun, aslen iletişim eksikliğinden kaynaklanıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler