atölye

وَرْشَة — وِرَش

يَقُومُ الْفَنَّانُ بِصُنْعِ تَمَاثِيلِهِ الْجَدِيدَةِ فِي وَرْشَتِهِ.

Sanatçı, yeni heykellerini atölyesinde yapıyor.

مَرْسَم — مَرَاسِم

يَسْتَعِدُّ الرَّسَّامُ لِمَعْرِضٍ جَدِيدٍ فِي مَرْسَمِهِ.

Ressam, atölyesinde yeni bir sergi için hazırlanıyor.

مَعْمَل — مَعَامِل

الْعَامِلُونَ فِي مَعْمَلِ الْأَثَاثِ مُتَخَصِّصُونَ فِي مُعَالَجَةِ الْأَخْشَابِ.

Mobilya atölyesinde çalışanlar, ahşap işleme konusunda uzmandırlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler