اسْتَغْرَقَ الْأَمْرُ بَعْضَ الْوَقْتِ لِلتَّخَلُّصِ مِنَ الْكَسَلِ الَّذِي كَانَ يُسَيْطِرُ عَلَيَّ بَعْدَ الْعُطْلَةِ الطَّوِيلَةِ.
Uzun süren tatilden sonra üzerimdeki ataleti atmak biraz zaman aldı.
اسْتَغْرَقَ الْأَمْرُ بَعْضَ الْوَقْتِ لِلتَّخَلُّصِ مِنَ الْكَسَلِ الَّذِي كَانَ يُسَيْطِرُ عَلَيَّ بَعْدَ الْعُطْلَةِ الطَّوِيلَةِ.
Uzun süren tatilden sonra üzerimdeki ataleti atmak biraz zaman aldı.
أَشْعُرُ بِخُمُولٍ بِسَبَبِ الطَّقْسِ الْحَارِّ جِدًّا وَلَا أُرِيدُ أَنْ أَفْعَلَ أَيَّ شَيْءٍ.
Hava çok sıcak olduğu için üzerimde bir atalet hissediyorum ve hiçbir şey yapmak istemiyorum.
يَقُولُ الْعِلْمُ إِنَّ لِكُلِّ جِسْمٍ جُمُودًا يُقَاوِمُ بِهِ الْحَرَكَةَ.
Fizik, her cismin harekete direnen bir ataleti olduğunu söyler.