ateş parçası

إِنَّهُ حَقًّا شُعْلَةُ نَشَاطٍ، يَقُومُ بِكُلِّ عَمَلٍ بِطَاقَةٍ كَبِيرَةٍ.

O, gerçekten bir ateş parçası, her işi büyük bir enerjiyle yapıyor.

طِفْلٌ شَقِيٌّ — أطفال أشقياء

ابْنُنَا طِفْلٌ شَقِيٌّ تَمَامًا، لَا يَسْتَطِيعُ البَقَاءَ فِي مَكَانِهِ.

Oğlumuz tam bir ateş parçası, yerinde duramıyor.

İlişkili Kelimeler