أَشْعَلَ الْمُتَظَاهِرُونَ النَّارَ فِي بَعْضِ الْمَبَانِي خِلَالَ الِاحْتِجَاجِ.
Göstericiler, protesto sırasında bazı binaları ateşe verdiler.
أَشْعَلَ الْمُتَظَاهِرُونَ النَّارَ فِي بَعْضِ الْمَبَانِي خِلَالَ الِاحْتِجَاجِ.
Göstericiler, protesto sırasında bazı binaları ateşe verdiler.
أَضْرَمَ مُشْعِلُو الْحَرَائِقِ النَّارَ فِي الْمُسْتَوْدَعِ لَيْلاً، مِمَّا تَسَبَّبَ فِي أَضْرَارٍ جَسِيمَةٍ.
Kundakçılar, gece vakti depoyu ateşe vererek büyük zarara yol açtılar.
أَثَارَ السِّيَاسِيُّونَ الْفَوْضَى فِي الْبِلَادِ بِتَصْرِيحَاتِهِمْ.
Politikacılar, yaptıkları açıklamalarla ülkeyi ateşe verdiler.
أَحْرَقَ