كَانَتْ هُنَاكَ مُنَاقَشَاتٌ نَارِيَّةٌ بَيْنَ السِّيَاسِيِّينَ حَوْلَ الْقَضِيَّةِ الْمَطْرُوحَةِ.
Siyasiler arasında söz konusu konu hakkında ateşli tartışmalar yaşandı.
كَانَتْ هُنَاكَ مُنَاقَشَاتٌ نَارِيَّةٌ بَيْنَ السِّيَاسِيِّينَ حَوْلَ الْقَضِيَّةِ الْمَطْرُوحَةِ.
Siyasiler arasında söz konusu konu hakkında ateşli tartışmalar yaşandı.
كَانَ الطِّفْلُ مَحْمُوماً جِدّاً اللَّيْلَةَ المَاضِيَةَ، لِذَلِكَ أَخَذْنَاهُ إِلَى الطَّبِيبِ.
Çocuk dün gece çok ateşliydi, bu yüzden doktora götürdük.
رَقَصَ الشَّبَابُ وَغَنَّوْا بِحَمَاسٍ طِوَالَ الْحَفْلِ.
Gençler, konser boyunca ateşli bir şekilde dans ettiler ve şarkı söylediler.
Ayrıca: عَاطِفِيّ
نَارِيَّة، سَاخِن، سَاخِنَة، حَارّ، وَقَّاد، حَرَّان، مُحْرِق، مُتَّقِد، مُتَوَقِّد، مَشْبُوب