aval

تَضْمَنُ الْكَفَالَةُ الاِحْتِيَاطِيَّةُ الدَّائِنَ فِي حَالَةِ عَدَمِ قِيَامِ الْمَدِينِ بِالسَّنَدِ بِالدَّفْعِ.

Aval, senet borçlusunun ödeme yapmaması durumunda alacaklıyı güvence altına alır.

طَلَبَ الْبَنْكُ ضَمَانَةً لِلْحُصُولِ عَلَى الْقَرْضِ.

Banka, kredi için aval talep etti.

أَبْلَه — بُلْه

إِنَّهُ أَبْلَهُ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ يُصَدِّقُ كُلَّ مَا يُقَالُ.

O kadar aval ki, her söylenene inanıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler