إِنَّهُ سَاذِجٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ يُصَدِّقُ كُلَّ مَا يَسْمَعُهُ.
O kadar avanak ki, her duyduğuna inanıyor.
إِنَّهُ سَاذِجٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ يُصَدِّقُ كُلَّ مَا يَسْمَعُهُ.
O kadar avanak ki, her duyduğuna inanıyor.
قَدْ يَكُونُ إِعْطَاءُ سِرٍّ لِشَخْصٍ أَبْلَهَ أَمْرًا خَطِيرًا.
Avanak birine sır vermek tehlikeli olabilir.
يُمْكِنُ لِلْمُحْتَالِينَ خِدَاعُ الْمُغَفَّلِينَ بِسُهُولَةٍ.
Dolandırıcılar, avanak insanları kolayca kandırabilir.