بَعْدَ فِرَاقٍ طَوِيلٍ، كَانَتِ الْعَوْدَةُ إِلَى الْوَطَنِ جَمِيلَةً جِدًّا.
Uzun bir ayrılıktan sonra, memlekete avdet etmek çok güzeldi.
بَعْدَ فِرَاقٍ طَوِيلٍ، كَانَتِ الْعَوْدَةُ إِلَى الْوَطَنِ جَمِيلَةً جِدًّا.
Uzun bir ayrılıktan sonra, memlekete avdet etmek çok güzeldi.
كَانَ الرُّجُوعُ مِنَ الْغُرْبَةِ مَصْدَرَ فَرَحٍ لِلْجَمِيعِ.
Gurbetten avdet, herkes için sevinç kaynağı oldu.