كَانَ لَدَيْهَا وَجْهٌ جَمِيلٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهَا كَانَتْ تَتَأَلَّقُ كَالْبَدْرِ.
O kadar güzel bir yüzü vardı ki, sanki ay gibi parlıyordu.
كَانَ لَدَيْهَا وَجْهٌ جَمِيلٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهَا كَانَتْ تَتَأَلَّقُ كَالْبَدْرِ.
O kadar güzel bir yüzü vardı ki, sanki ay gibi parlıyordu.
أَسَرَتِ الْعَرُوسُ الْجَمِيعَ بِجَمَالِهَا الَّذِي يُشْبِهُ الْقَمَرَ.
Gelin, ay gibi güzelliğiyle herkesi büyüledi.