إِسْكَافِيّ — أَسَاكِف
أَخَذْتُ أَحْذِيَتِي الْقَدِيمَةَ إِلَى الْإِسْكَافِيِّ لِإِصْلَاحِهَا.
Eski ayakkabılarımı tamir ettirmek için ayakkabıcıya götürdüm.
أَخَذْتُ أَحْذِيَتِي الْقَدِيمَةَ إِلَى الْإِسْكَافِيِّ لِإِصْلَاحِهَا.
Eski ayakkabılarımı tamir ettirmek için ayakkabıcıya götürdüm.
يَقُومُ صَانِعُ الْأَحْذِيَةِ بِإِنْتَاجِ أَحْذِيَةٍ مَصْنُوعَةٍ يَدَوِيًّا وَفْقًا لِطَلَبَاتِ الْعُمَلَاءِ الْخَاصَّةِ.
Ayakkabıcı, müşterinin özel isteklerine göre el yapımı ayakkabılar üretiyor.
اِشْتَرَيْتُ حِذَاءً جَدِيدًا مِنْ بَائِعِ أَحْذِيَةٍ فِي السُّوقِ.
Pazardaki ayakkabıcıdan yeni bir ayakkabı aldım.