ayaklık

حَرَّكْتُ الْقُمَاشَ بِالضَّغْطِ عَلَى دَوَّاسَةِ آلَةِ الْخِيَاطَةِ.

Dikiş makinesinin ayaklığına basarak kumaşı hareket ettirdim.

يُسَاعِدُ اسْتِخْدَامُ مَسْنَدِ الْقَدَمِ فِي الرِّحْلَاتِ الطَّوِيلَةِ عَلَى إِرَاحَةِ السَّاقَيْنِ.

Uzun yolculuklarda ayaklık kullanmak, bacakları rahatlatır.

قَاعِدَة — قَوَاعِد

كَانَتْ قَاعِدَةُ التِّمْثَالِ مَصْنُوعَةً مِنَ الرُّخَامِ.

Heykelin ayaklığı, mermerden yapılmıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler