تَمَرَّدَ — يَتَمَرَّدُ · تَمَرُّد
تمرد الشعب ضد سياسات الحكومة القمعية.
Halk, hükümetin baskıcı politikalarına karşı ayaklandı.
تمرد الشعب ضد سياسات الحكومة القمعية.
Halk, hükümetin baskıcı politikalarına karşı ayaklandı.
انتفض القرويون لحماية أراضيهم.
Köylüler, topraklarını korumak için ayaklandılar.
ثار الجنود ضد قادتهم.
Askerler, komutanlarına karşı ayaklandılar.
نهض المريض أخيرا بعد فترة طويلة.
Hasta, uzun bir süre sonra nihayet ayaklandı.
يجب أن أستيقظ مبكرا في الصباح للذهاب إلى العمل.
Sabah erkenden ayaklanıp işe gitmek zorundayım.