ayartılmak

يَجِبُ عَلَى الشَّبَابِ أَنْ يَكُونُوا حَذِرِينَ بِشَأْنِ سُهُولَةِ أَنْ يُغْرَوْا بِالْعَادَاتِ السَّيِّئَةِ.

Gençler, kötü alışkanlıklara kolayca ayartılmak konusunda dikkatli olmalıdır.

يَمِيلُ بَعْضُ النَّاسِ إِلَى أَنْ يُفْتَنُوا بِسُهُولَةٍ بِالْمَالِ وَالسُّلْطَةِ.

Bazı insanlar, para ve güçle kolayca ayartılmak eğilimindedir.

تَصَرَّفَ بِحَذَرٍ لِأَنَّهُ لَمْ يَرْغَبْ فِي أَنْ يُغْوَى بِوُعُودٍ كَاذِبَةٍ.

O, yalan vaatlerle ayartılmak istemediği için dikkatli davrandı.

İlişkili Kelimeler