aydınlatılmak

بِفَضْلِ مَصَابِيحِ الشَّوَارِعِ، أُضِيئَتِ الْمَدِينَةُ بِأَكْمَلِهَا.

Sokak lambaları sayesinde bütün şehir aydınlatıldı.

تَمَّتْ إِنَارَةُ الْمَتْحَفِ بِأَضْوَاءٍ خَاصَّةٍ لِلْمَعْرُوضَاتِ الْجَدِيدَةِ.

Müze, yeni sergiler için özel ışıklarla aydınlatıldı.