aynacı

كَانَ صَانِعُ الْمَرَايَا يَعْرِضُ مَرَايَا جَمِيلَةً مُخْتَلِفَةً فِي مَتْجَرِهِ.

Aynacı, dükkanında birbirinden güzel aynalar sergiliyordu.

اشْتَرَيْتُ مِرْآةً جَدِيدَةً مِنْ بَائِعِ الْمَرَايَا.

Aynacıdan yeni bir ayna aldım.