قَدَّمَ الْمُعَلِّمُ شَرْحًا مُفَصَّلًا لِلطُّلَّابِ حَوْلَ الْمَوْضُوعِ، حَتَّى يَفْهَمَهُ الْجَمِيعُ.
Öğretmen, öğrencilere konu hakkında ayrıntılı bir açıklama yaptı, böylece herkes anladı.
قَدَّمَ الْمُعَلِّمُ شَرْحًا مُفَصَّلًا لِلطُّلَّابِ حَوْلَ الْمَوْضُوعِ، حَتَّى يَفْهَمَهُ الْجَمِيعُ.
Öğretmen, öğrencilere konu hakkında ayrıntılı bir açıklama yaptı, böylece herkes anladı.
يَصِفُ هَذَا الكِتَابُ تَارِيخَ الإِمْبِرَاطُورِيَّةِ العُثْمَانِيَّةِ بِطَرِيقَةٍ تَفْصِيلِيَّةٍ.
Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.
جَمَعَتِ الشُّرْطَةُ الأَدِلَّةَ مِنْ خِلَالِ إِجْرَاءِ فَحْصٍ دَقِيقٍ لِمَسْرَحِ الجَرِيمَةِ.
Polis, olay yerinde ayrıntılı bir inceleme yaparak delilleri topladı.
مُعَمَّق، مُسْتَفِيض، مُسْهِب