مِنَ الصَّعْبِ وَضْعُ خُطَطٍ طَوِيلَةِ الْأَجَلِ مَعَهُ لِأَنَّهُ يَتَمَتَّعُ بِشَخْصِيَّةٍ مُتَقَلِّبَةِ الْمِزَاجِ.
Aysar bir kişiliğe sahip olduğu için, onunla uzun vadeli planlar yapmak zordur.
مِنَ الصَّعْبِ وَضْعُ خُطَطٍ طَوِيلَةِ الْأَجَلِ مَعَهُ لِأَنَّهُ يَتَمَتَّعُ بِشَخْصِيَّةٍ مُتَقَلِّبَةِ الْمِزَاجِ.
Aysar bir kişiliğe sahip olduğu için, onunla uzun vadeli planlar yapmak zordur.
بِمَا أَنَّ الطَّقْسَ غَيْرُ مُسْتَقِرٍّ، يَجِبُ أَنْ نَأْخُذَ مَعَنَا جَمِيعَ أَنْوَاعِ الْمَلَابِسِ.
Hava durumu aysar olduğu için, yanımıza her türlü giysiyi almalıyız.
بِسَبَبِ سُلُوكِيَّاتِهِ النَّزْوِيَّةِ، يَجِدُ النَّاسُ صُعُوبَةً فِي الْوُثُوقِ بِهِ.
Aysar davranışları yüzünden, insanlar ona güvenmekte zorlanıyor.