azalma

شَهِدَ مُعَدَّلُ الْبَطَالَةِ انْخِفَاضًا فِي الْأَشْهُرِ الْأَخِيرَةِ.

Son aylarda işsizlik oranında bir azalma görüldü.

شَهِدَتْ أَرْبَاحُ الشَّرِكَةِ تَرَاجُعًا مَلْحُوظًا.

Şirketin kârında belirgin bir azalma yaşandı.

أَدَّى الْقَانُونُ الْجَدِيدُ إِلَى تَقْلِيلِ مُعَدَّلَاتِ الْجَرِيمَةِ.

Yeni yasa, suç oranlarında azalmaya yol açtı.