azatlı

وَاجَهَ الْعَبِيدُ الْمُعْتَقُونَ صُعُوبَةً فِي بَدْءِ حَيَاةٍ جَدِيدَةٍ.

Azatlı köleler yeni bir hayata başlamakta zorlandılar.

عَادَ إِلَى الْمُجْتَمَعِ كَسَجِينٍ مُحَرَّرٍ.

Azatlı bir mahkum olarak topluma geri döndü.