حَاوَلَ حَلَّ الْمَشَاكِلِ بِعَزِيمَةٍ.
Problemleri azimkârane bir şekilde çözmeye çalıştı.
حَاوَلَ حَلَّ الْمَشَاكِلِ بِعَزِيمَةٍ.
Problemleri azimkârane bir şekilde çözmeye çalıştı.
تَقَدَّمَ نَحْوَ هَدَفِهِ بِإِصْرَارٍ.
Hedefine azimkârane bir şekilde ilerledi.
أَنْجَزَ مُهِمَّتَهُ بِتَصْمِيمٍ.
Görevini azimkârane bir şekilde yerine getirdi.