aznavur

إِنَّهُ رَجُلٌ مُتَغَطْرِسٌ لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنْ لَا أَحَدَ يَجْرُؤُ عَلَى التَّحَدُّثِ مَعَهُ.

O kadar aznavur bir adam ki, kimse onunla konuşmaya cesaret edemiyor.

كَانَ الشَّخْصُ الشَّرِسُ فِي الْحَيِّ يُثِيرُ الْمَشَاكِلَ بِاسْتِمْرَارٍ وَيُزْعِجُ النَّاسَ.

Mahallenin aznavuru, sürekli kavga çıkarıp insanları rahatsız ediyordu.