خَاصِرَة — خَوَاصِر
جَاءَتْ رَكْلَةٌ عَلَى خَاصِرَةِ الرَّجُلِ.
Adamın böğrüne bir tekme geldi.
جَاءَتْ رَكْلَةٌ عَلَى خَاصِرَةِ الرَّجُلِ.
Adamın böğrüne bir tekme geldi.
اصْطَدَمُوا بِجَنْبِ السَّيَّارَةِ.
Arabanın böğrüne çarptılar.
كَانَتْ هُنَاكَ قَرْيَةٌ صَغِيرَةٌ عَلَى سَفْحِ الْجَبَلِ.
Dağın böğründe küçük bir köy vardı.
حَقْو