bölümlendirmek

قَامَتِ الشَّرِكَةُ بِتَقْسِيمِ قَاعِدَةِ عُمَلَائِهَا إِلَى شَرَائِحَ مُخْتَلِفَةٍ لِزِيَادَةِ حِصَّتِهَا فِي السُّوقِ.

Şirket, pazar payını artırmak için müşteri kitlesini farklı segmentlere bölümlendirdi.

قَامَ أَمِينُ المَكْتَبَةِ بِتَصْنِيفِ الكُتُبِ حَسَبَ مَوَاضِيعِهَا لِتَسْهِيلِ الأَمْرِ عَلَى القُرَّاءِ.

Kütüphaneci, kitapları konularına göre bölümlendirerek okuyucuların işini kolaylaştırdı.

قَامَ المُبَرْمِجُ بِتَجْزِئَةِ البَرْنَامَجِ المُعَقَّدِ إِلَى وِحْدَاتٍ لِجَعْلِ إِدَارَتِهِ أَسْهَلَ.

Yazılımcı, karmaşık programı daha yönetilebilir hale getirmek için modüllere bölümlendirdi.

İlişkili Kelimeler