شَطَرَ التُّفَّاحَةَ إِلَى نِصْفَيْنِ لِيَتَشَارَكَهَا مَعَ صَدِيقِهِ.
Arkadaşıyla paylaşmak için elmayı ikiye böldü.
شَطَرَ التُّفَّاحَةَ إِلَى نِصْفَيْنِ لِيَتَشَارَكَهَا مَعَ صَدِيقِهِ.
Arkadaşıyla paylaşmak için elmayı ikiye böldü.
فَلَقَ الصَّخْرَةَ الْكَبِيرَةَ إِلَى عِدَّةِ قِطَعٍ صَغِيرَةٍ لِتَسْهِيلِ نَقْلِهَا
Büyük kayayı taşımayı kolaylaştırmak için birkaç küçük parçaya böldü
اسْتَخْدَمَ الْمُعَلِّمُ طُرُقًا مُخْتَلِفَةً لِتَقْسِيمِ الطُّلَّابِ إِلَى مَجْمُوعَاتٍ.
Öğretmen, öğrencileri gruplara bölmek için farklı yöntemler kullandı.
Ayrıca: جَزَّأَ، فَصَلَ
شَقَّ، قَسَّمَ