bönce

شَرَحْتُ لَهُ كُلَّ شَيْءٍ بِسَذَاجَةٍ، نَدِمْتُ عَلَى ذَلِكَ.

Ona her şeyi bönce anlattım, pişman oldum.

نَظَرَ حَوْلَهُ بِغَفْلَةٍ، لَمْ يَفْهَمْ مَا حَدَثَ.

Bönce etrafına bakındı, ne olduğunu anlamadı.

İlişkili Kelimeler