لَمْ أَرَ مَنْظَرًا جَمِيلًا إِلَى هَذَا الْحَدِّ.
Böylesine güzel bir manzara görmedim.
لَمْ أَرَ مَنْظَرًا جَمِيلًا إِلَى هَذَا الْحَدِّ.
Böylesine güzel bir manzara görmedim.
لَيْسَ مِنَ السَّهْلِ الْإِجَابَةُ عَلَى سُؤَالٍ صَعْبٍ بِهٰذِهِ الدَّرَجَةِ.
Böylesine zor bir soruya cevap vermek kolay değil.
لَمْ أَكُنْ أَتَوَقَّعُ حَشْدًا كَبِيرًا هَكَذَا.
Böylesine büyük bir kalabalık beklemiyordum.