كَانَتِ الِافْتِرَاءَاتُ الْمُوَجَّهَةُ إِلَيْهِ لَا أَسَاسَ لَهَا مِنَ الصِّحَّةِ تَمَامًا وَتَهْدِفُ إِلَى الْإِضْرَارِ بِسُمْعَتِهِ.
Ona atılan bühtanlar tamamen asılsızdı ve itibarını zedelemeyi amaçlıyordu.
كَانَتِ الِافْتِرَاءَاتُ الْمُوَجَّهَةُ إِلَيْهِ لَا أَسَاسَ لَهَا مِنَ الصِّحَّةِ تَمَامًا وَتَهْدِفُ إِلَى الْإِضْرَارِ بِسُمْعَتِهِ.
Ona atılan bühtanlar tamamen asılsızdı ve itibarını zedelemeyi amaçlıyordu.
التُّهْمَةُ الْبَاطِلَةُ جَرِيمَةٌ خَطِيرَةٌ تُشَوِّهُ شَرَفَ وَكَرَامَةَ الْإِنْسَانِ.
Bühtan, bir insanın onurunu ve şerefini lekeleyen ciddi bir suçtur.
الْقَذْفُ هُوَ أَيْضًا خَطِيئَةٌ كَبِيرَةٌ فِي الشَّرِيعَةِ الْإِسْلَامِيَّةِ.
Bühtan, İslam hukukunda da büyük bir günahtır.