bükülmek

انْثَنَتْ أَغْصَانُ الشَّجَرَةِ فِي مَهَبِّ الرِّيحِ.

Rüzgarda ağacın dalları büküldü.

تَقَوَّسَ ظَهْرُ الرَّجُلِ العَجُوزِ عَلَى مَرِّ السِّنِينَ.

Yaşlı adamın sırtı yıllar içinde büküldü.

İlişkili Kelimeler