büsbütün

لَقَدْ فَشِلَ هَذَا الْمَشْرُوعُ تَمَامًا، عَلَيْنَا أَنْ نَبْدَأَ مِنْ جَدِيدٍ.

Bu proje büsbütün başarısız oldu, yeniden başlamamız gerekiyor.

احْتَرَقَ الْمَنْزِلُ بِالْكَامِلِ، لَمْ يَتَبَقَّ شَيْءٌ.

Ev büsbütün yandı, geriye hiçbir şey kalmadı.