bütün

قَرَأْتُ هَذَا الْكِتَابَ وَكَانَتِ الْقِصَّةُ كَامِلَةً مُؤَثِّرَةً لِلْغَايَةِ.

Bu kitabı okudum ve bütün hikaye çok etkileyiciydi.

دَرَسَ جَمِيعُ الطُّلَّابِ بِجِدٍّ لِلنَّجَاحِ فِي الِامْتِحَانِ.

Bütün öğrenciler sınavda başarılı olmak için çok çalıştı.

أَكَلْتُ كُلَّ الطَّعَامِ الَّذِي كَانَ فِي الثَّلَّاجَةِ لِأَنَّنِي كُنْتُ جَائِعًا جِدًّا

Çok aç olduğum için buzdolabındaki bütün yiyecekleri yedim

Ayrıca: تَامّ، سَلِيم

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler