bütünleniş

تَمَّ إِكْمَالُ الْمَشْرُوعِ بِفَضْلِ جُهُودٍ مُكَثَّفَةٍ مِنْ أَعْضَاءِ الْفَرِيقِ.

Projenin bütünlenişi, ekip üyelerinin yoğun çabaları sayesinde gerçekleşti.

أَدَّى تَكَامُلُ الْأَجْزَاءِ الْمُخْتَلِفَةِ إِلَى تَشْغِيلِ النِّظَامِ بِشَكْلٍ أَكْثَرَ كَفَاءَةً.

Farklı parçaların bütünlenişi, sistemin daha verimli çalışmasını sağladı.

İlişkili Kelimeler