büyü

سِحْر — أَسْحَار

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يُحَاوِلُونَ التَّأْثِيرَ عَلَى الظَّوَاهِرِ الطَّبِيعِيَّةِ عَنْ طَرِيقِ السِّحْرِ.

Eski zamanlarda insanlar büyü yaparak doğa olaylarını etkilemeye çalışırlardı.

فِي بَعْضِ الثَّقَافَاتِ، يَحْمِلُ النَّاسُ تَعْوِيذَةً لِلْحِمَايَةِ مِنَ الطَّاقَةِ السَّلْبِيَّةِ.

Bazı kültürlerde insanlar kötü enerjiden korunmak için büyü taşırlar.

يَخْلُقُ صَوْتُ ذَلِكَ الْمُغَنِّي سِحْرًا كَبِيرًا عَلَى الْمُسْتَمِعِينَ.

O şarkıcının sesi, dinleyiciler üzerinde büyük bir büyü yaratıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler