جَدّ — أَجْدَاد
يُقَدِّمُ الجَدُّ دَائِمًا النَّصَائِحَ وَيَحْكِي القِصَصَ لِأَحْفَادِهِ.
Büyükbaba, torunlarına her zaman öğütler verir ve hikayeler anlatır.
يُقَدِّمُ الجَدُّ دَائِمًا النَّصَائِحَ وَيَحْكِي القِصَصَ لِأَحْفَادِهِ.
Büyükbaba, torunlarına her zaman öğütler verir ve hikayeler anlatır.
لَقَدْ كَانَ أَبُ الأَبِ دَاعِمًا لِلْغَايَةِ لِوَالِدِي فِي طُفُولَتِهِ.
Büyükbaba, babamın çocukluğunda ona çok destek olmuş.
كَانَ أَبُ الأُمِّ هُوَ رَفِيقَ اللَّعِبِ المُفَضَّلَ لِأُمِّي.
Büyükbaba, annemin en sevdiği oyun arkadaşıydı.
جَدُّو