سَحَرَ ذَلِكَ الْمُغَنِّي الْجَمِيعَ بِصَوْتِهِ.
O şarkıcı, sesiyle herkesi büyüledi.
سَحَرَ ذَلِكَ الْمُغَنِّي الْجَمِيعَ بِصَوْتِهِ.
O şarkıcı, sesiyle herkesi büyüledi.
أَبْهَرَنِي الْمَنْظَرُ لِدَرَجَةِ أَنَّنِي شَاهَدْتُهُ لِسَاعَاتٍ.
Manzara beni o kadar büyüledi ki, saatlerce izledim.
إِنَّهُ يَنْجَحُ فِي فَتْنِ الْجَمِيعِ بِابْتِسَامَتِهِ.
Gülüşüyle herkesi büyülemeyi başarıyor.
خَطَفَ البَصَر، بَهَرَ، خَلَبَ العَقْل، خَلَبَ، خَلَبَ اللُّبّ، اِسْتَلَبَ