büzüşmek

يَبْدَأُ الْجِلْدُ الْمُعَرَّضُ لِلشَّمْسِ فِي التَّجَعُّدِ.

Güneşte kalan deri büzüşmeye başlar.

تَتَقَبَّضُ الْمَعَادِنُ فِي الْبَرْدِ.

Soğukta metaller büzüşür.

يَتَضَاءَلُ الْقُمَاشُ بَعْدَ الْغَسِيلِ.

Yıkanınca kumaş büzüşür.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler