كَانَتْ يَدَا الرَّجُلِ الْعَجُوزِ تَرْتَجِفَانِ بِسَبَبِ مَرَضِ بَارْكِنْسُون.
Yaşlı adamın elleri parkinson hastalığından dolayı bıngıldıyordu.
كَانَتْ يَدَا الرَّجُلِ الْعَجُوزِ تَرْتَجِفَانِ بِسَبَبِ مَرَضِ بَارْكِنْسُون.
Yaşlı adamın elleri parkinson hastalığından dolayı bıngıldıyordu.
كَانَ الْجِيلِي يَهْتَزُّ فِي الطَّبَقِ.
Jöle tabakta bıngıldıyordu.
كَانَ الْوِعَاءُ الْمُمْتَلِئُ بِالسَّائِلِ يَتَذَبْذَبُ.
Sıvı dolu kap bıngıldıyordu.