bırakış

كَانَتْ طَرِيقَةُ تَرْكِهِمْ مُفَاجِئَةً لِلْغَايَةِ.

Onların bırakış şekli çok ani oldu.

هَذَا التَّخَلِّي فَاجَأَ الْجَمِيعَ.

Bu bırakış, herkesi şaşırttı.

خَلَقَ إِطْلَاقُ الْأَسْرَى فَرْحَةً كَبِيرَةً.

Esirlerin bırakışı büyük bir sevinç yarattı.