تَرْكُ التَّدْخِينِ صَعْبٌ وَلَكِنَّهُ مُفِيدٌ.
Sigarayı bırakma zor ama faydalıdır.
تَرْكُ التَّدْخِينِ صَعْبٌ وَلَكِنَّهُ مُفِيدٌ.
Sigarayı bırakma zor ama faydalıdır.
فَاجَأَ قَرَارُ التَّخَلِّي عَنْ مَنْصِبِهِ الْجَمِيعَ.
Görevini bırakma kararı herkesi şaşırttı.
إِنَّ إِهْمَالَ الطِّفْلِ وَضْعٌ غَيْرُ مَقْبُولٍ.
Çocuğun bırakılması kabul edilemez bir durumdur.
إِقْلَاع، إِبْقَاء، مُتَارَكَة