bıyık

شَارِب — شَوَارِب

وَالِدِي لَدَيْهِ شَارِبٌ طَوِيلٌ وَكَثِيفٌ.

Babamın uzun ve gür bir bıyığı var.

مِحْلَاق — محاليق

تَسْمَحُ مَحَالِيقُ الْكَرْمَةِ بِالتَّشَبُّثِ بِالْجِدَارِ.

Asmanın bıyıkları duvara tutunmasını sağlar.

شَنَب — أَشْنَاب

كَانَ لِلرَّجُلِ شَنَبٌ كَثِيفٌ.

Adamın gür bir bıyığı vardı.

Ayrıca: لَامِسَة، مَجَسّ

Eşdizimler